Dieses Blog durchsuchen

Freitag, 6. Mai 2011

RSF Genel Sekreteri Jean-François Julliard:Şener ve Şık'ın hapiste tutulması kabul edilemez

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü RSF Genel Sekreteri Jean-François Julliard, Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda ciddi sorunlar olduğunu söyledi.Brüksel’de Avrupa Komisyonu’nun basın özgürlüğü konusunda düzenlediği konferansta konuşan Julliard, iki gazeteci Nedmim Şener ve Ahmet Şık’ın hapiste tutulması kabul edilemez.Hala 2011’de bunları yaşamak kaygı verici dedi. Jean-François Julliard şunları kaydetti :

RSF’nin basın özgürlüğü sıralama raporunda Türkiye 138. sırada. Görüleceği üzere Türkiye’nin bu alanda çok ilerleme kaydetmesi lazım.Türkiye ve Batı Balkan ülkelerinde gazeteci olmak için çok cesur olmak gerekiyor. Bu anlamda ekonomik şiddet vs… çok sorunlar bulunuyor.

Basın özgürlüğüyle ilgili 3 düşman var, 1.Otoriteler, zihniyetler yeterince gelişmedi..Saygı yetersiz. Tehdit altındalar, saldırı olunca yeterince destek yok, gerçek bir irade yok. Basın özgürlüğünü korumak için. 2. YARGI, normalde koruması gerekiyor tam tersi işliyor.Yasalar kağıt üzerinde iyi ancak uygulama da çok kötü. gerektiği gibi hayata sokulmuyor. 3. Tehlike ise para, medyaların sahiplerinin kim olduğu belli değil, mafyalar vs. nüfuz için medya satın alınıyor.Bu da bağımsızlığı ortadan kaldırıyor. Gazeteciler işten çıkarılıyor, istifa etmek zorunda bırakılıyor İşlerini yapamıyorlar. Adli takibat da var.Sabotajlar, karartma gibi eylemler var.

Türkiye ile ilgili olarak yasalar çok kötü, terörle ilgili yasalar ve 301. Yargı’nın çok güvenlik odaklı olması, gazeteciler terrorist olarak algılanıyor. Şık ve Şener sadece görevlerini yaptı, anket yaptı ve 2011de hapis yatıyorlar.Süreyi ve süreci de bilmiyoruz. Gazeteciler sürekli engelleniyor,İnternet sansürü akıl almaz. Türkiye’de youtube tamamen devre dışı, 2-3 video rahatsız ediyor diye böyle bir sitenin kapatılması akıl almaz. Anahtar kelimeler, pornoyla ilgili olmasa bile internet sansürü. 8000i aşkın site kapalı, 2000 aşkın dava açılmış 107 gazeteci hapiste deniyor. Hiçbir gazetecinin hapiste yatmaması gerekir, Türkiye gibi bir ülkede. Basın özgürlüğünün üye devletler tarafından da sağlanması gerekiyor. Demokratik bir ülkede yaşıyorsunuz, kurucu üye olduğunuz için bu basın özgürlüğü var demek değil.


ABHaber, 06-05-2011 13.30 (TSİ)

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen