Lüksemburg gazetesi Luxemburger Wort,Güney Kıbrıs'ta yapılan seçimler ile ilgili ''Güney'de seçimler yapıldı ama Kıbrısta bölünmüşlük sürüyor'' değerlendirmesinde bulundu.Haber şöyle:
Bölünmüş bir ada cumhuriyeti durumundaki Kıbrıs’ın güney kesimi, komünist Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas’a anlamlı bir uyarı ateşi yaptı: Pazar günü yapılan Meclis seçimlerinden, muhalefetteki Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) açık ara galip çıktı. Muhafazakâr DİSİ oylarını bir önceki seçimlerin yapıldığı 2006 yılına göre yüzde 4’lük bir artışla yüzde 34,3’e çıkardı. 2008’de Hristofyas’a Cumhurbaşkanlığı yolunu açan –o dönem kendisinin başında bulunduğu- Emekçi Halkın İlerici Partisi (AKEL) ise ufak bir artışla, oylarını yüzde 31,3’ten yüzde 32,7’ye yükseltebildi. AKEL’in koalisyon ortağı olan Demokratik Parti (DİKO) ise bu seçimlerde yüzde 2’lik bir kayıpla yüzde 15,8 oy alabildi.
Muhafazakârların seçim galibiyetinin Hristofyas’a doğrudan bir etkisi bulunmuyor. Kıbrıs’taki başkanlık sistemi Cumhurbaşkanına Meclis çoğunluğundan bağımsız olarak yönetim yetkisi veriyor.
Yine de seçim sonuçları, 2013’te yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir gösterge niteliğinde. Hristofyas bu arada, Ada'nın yeniden birleşmesi adına 2008’den bu yana Kıbrıs’taki Türklerin lideriyle müzakereler yürütüyor. Kıbrıs, Türk birliklerinin 1974 yazında Akdeniz adasının kuzeyine çıkarma yapmalarından bu yana ikiye bölünmüş durumda. Türkiye o dönem gerçekleştirdiği işgalle, Atina'daki askerî cuntanın Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama planını engellemeyi ve Ada'nın yaklaşık beşte birlik nüfusunu oluşturan Türk halkını olası bir tehcirden korumayı hedefledi. İşgal, AB açısından da oldukça karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. AB buna karşın –uluslararası hukuka göre Türkiye tarafından işgal edilmiş olan kuzey kesimini de kapsayan- Kıbrıs Cumhuriyeti’ni 2004’te tam üyeliğe kabul etti. AB fiili anlamda Kıbrıs’a kadar uzanıyor fakat bu uzantının aslında, Ada'yı 37 yıldır batıdan doğuya ikiye bölen sınır hattında bittiğini söylemek daha doğru olur. Güneydeki Rum kesimi ile Türklerin kontrolündeki kuzey bölgesi arasında yer alan tampon bölgede Birleşmiş Milletlere mensup Barış Gücü askerleri görev yapıyor. Ada'nın bölünmüşlüğü Türkiye’nin AB üyeliğinin önündeki en büyük engellerden biri. Ankara bu durum nedeniyle, Kıbrıs sorunu konusundaki olası bir çözümle oldukça yakından ilgileniyor. Müzakereler iki toplumlu, iki kesimli bir konfederasyon üzerine yürütülüyor.
Hristofyas ile Türk toplumunun lideri Derviş Eroğlu arasında -Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında- yürütülen müzakerelerde yaklaşık yüzüncü buluşmaya doğru gidilirken iki liderin henüz somut bir sonuca ulaşabildiği söylenemez.
Yapılan son seçimlerden sonra Lefkoşa’daki küçük ada meclisinin 80 sandalyesinin 24’ü yine boş kalacak. Bu 24 sandalye –elbette ki seçimlere katılmayan- Kıbrıslı Türklere ayrılmış durumda.
Hâlihazırda 20 temsilcisi olan muhafazakâr muhalefet lideri Nikos Anastasiadis yeniden birleşme çabalarını destekliyor. Hatta partisi DİSİ, 2004 yılında dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan ve yapılan referandumda Kıbrıslı Rumlar tarafından büyük bir çoğunlukla reddedilen birleşme planını dahi destekliyordu. Anastasiadis seçim akşamı yaptığı açıklamada da, “Doğru olan bütün girişimleri desteklemeye hazırız.” dedi.
ABHaber, 25-05-2011 11.31 (TSİ)
Keine Kommentare:
Kommentar veröffentlichen